10 Ağustos 2009 Pazartesi

İlk Misafirlerimiz

Boston'lu aile ile yaptığımız yazışmalar sonunda, gönderdiğimiz resimler ve daha ayrıntılı kişisel bilgilerin yanı sıra, değişim için kullanılacak evlere yönelik kullanım bilgileri ile birbirimizi daha yakından tanımaya başladık diyebilirim. Bu aşamada ilk etkilendiğim nokta, kişilerin ne kadar rahat olduğu konusuydu. "Evdeki herşeyi kullanabilirsiniz, giderken havlu ve çarşafları banyoda yere bırakın" gibi cümleler, bizden çok farklı olduklarını anlamamıza yardımcı oldu. Belki bu ifadeler basit gibi gelebilir ama bir bütün içinde bakıldığında, kişilerin dünyevi daha doğrusu maddeye olan bağlılıklarının çok azaldığını ve daha çok gezerek yeni kültürleri ve yerleri tanımaya ağırlık verdiklerini görebiliyordum.

Türkiye gezisi ile ilgili olarak gönderilen programı incelediğimde ise ikinci etkilendiğim nokta ile karşılaştım. Ne kadar derin araştırma içinde yapıyorlardı planlarını. Kapadokya mı yoksa Frig Vadisine mi gitmemizi önerirsiniz sorusunu takiben yaptığım araştırmada ilk kez bu bölge hakkında bilgiye ulaştım. Ancak o kadar az tanınıyordu ki Türkiye'de sadece Bursa'dan bir firma, bölgeye tur düzenliyordu. Bu nedenle tercihlerini Kapadokya yönünde kullandılar. Biz henüz gidemedik ama en kısa zamanda Frig vadisine bir gezi düzenlemeyi çok istiyoruz.

Tüm hazırlıklarını yapmışlardı ve 2009 Mayısının son haftasında, Side de olacaklardı. Gelecekleri gün misafirsever bir Türk ailesi olarak, buzdolaplarına meyva, içicek, börek ve pilaki gibi yemekler yerleştirdik. Ehhh artık hazırdık ilk misafirlerimizi karşılamaya.

Kapadokya ve Konya gezilerinde sonra akşam saat 19 gibi Side de olacaklarını bildirmişlerdi. Biz de geliş saatleri yaklaştığında onları karşılayacağımız yere gittik. Biraz sonra otobüs geldi ve misafirlerimiz otobüsten indiler. Çok samimi bir tanışmadan sonra arabaya bindiğimizde "akşam bizde balık yemek ister misiniz...?" sorumuzu hemen kabul ettiler.

O akşam çok güzel bir yemekten ve sohbetten sonra, bu değişim programının hiç tahmin edemediğimiz başka bir boyutunu da keşfetmiş olduk. Dünyaya bizim gibi bakan, farklı kültürlerin insanları ile tanışmak, bilgi paylaşmak, yeni şeyler öğrenme ve öğretme fırsatını.



Bizde kaldıkları süre zarfında her akşam birlikte yemek yedik. Biz balıkları yapıyorduk onlar da salata ve makarnayı. Boston'lu bayan arkadaşımız İtalyan asıllı olduğu için her akşam yemeğinin vaz geçilmezi makarnaydı.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Başlarken

Oğlumun bir arkadaşının doğum için Amerika gitme fikrinin sonucunda bana da "Sen de gelir misin benimle? Bu süreç de yanımda olman benim için önemli" cümleleri ile başlayan macera, daha sonra çok farklı bir noktaya geldi. Doğum için Amerika'ya gitme olasılığını yakalayamadık ama 2009 yılının bahar aylarında iki aylığına NewYork'a gitme fikri çok sıcak gelmeye başladı eşim ve bana. Daha sonra internet aracılığı ile kiralık yer aramaya başladık. Bir kaç tane kendimize uygun ev bulduğumuz bir zamanda, eşim gazete de okuduğu bir haber üzerine "biz niye ev değişimi işini düşünmüyoruz" diye sordu. Bunun üzerine bu konuyu araştırmaya başladık. Bu fikir çok cazip geldi bize. Ayrıca sadece misafirlerimiz geldiği zaman kalmaları için kullanılan ikinci bir evimiz olması işin keyfini de daha da bir artırmaya başladı.

Ev değişimi konusunda bir çok üyesi olan bir siteye üye olduk. Bir çok site olmasına rağmen biz www.homeexchange.com sitesine üye olmayı tercih ettik. Özellikle siteye üye olan kişilere ait bilgileri okuduğumuz zaman hem sevindik hem de biraz üzüldük. Sevindik çünkü incelediğimiz çoğu üye, bizim yaşlarımızda ya da daha büyüktü ve genellikle çiftlerin ikisi de kariyer sahibi kişilerdi. Üzüldük çünkü üyelerin çoğu bu işi senelerdir yapıyorlardı ve bu sistemden çok memnun olduklarını, çok keyifli değişimler yaptıklarını ifade ediyorlardı. Yani biz biraz geç bile kalmıştık bu sistem ile tanışmaya.

Temmuz ve ağustos aylarında New York city çok nemli ve sıcak olur düşüncesi ile daha kuzey taraflarda bulunan şehirlere odaklaştık ve San Francisco ve Seattle üzerine yoğunlaştırtık aramalarımızı NYC yanısıra.

Yaklaşık 20 kişiye mail gönderdim, değişim teklifimizi içeren. Biri San Francisco'dan diğeri, Seattle San Juan Adasından ve birisi de NYC olmak üzere, üç kişiden olumlu yanıt geldi. Yazışmalar hızla devam etti. Son anda San Francisco'lu ailenin kedisi nedeniyle, değişimden vazgeçtik ama diğer iki ev için yazışmalarımızı sürdürerek, tarihlerimizi belirledik. Her iki değişimde eş zamanlı olmayacaktı.

İlerleyen zaman içinde arka arkaya biri Boston'dan diğeri Montreal'den aldığımız iki teklifle, gezi planımızı biraz değiştirdik.

Böylece arka arkaya olacak şekilde dört ev değişimi için bağlantılarımızı sağlamış olduk. Aslında oldukca ilginç bir deneyim olacaktı bizim için. Çünkü, sadece yazışarak anlaşma yapmak ve oralara gittiğimizde ne ile karşılaşacağımızı bilmeden bu kadar uzun bir yola çıkmak herhalde bizim gibi macera seven iki insana özgü bir davranış şekliydi.